16 Kasım 2015 Pazartesi

Sassy Go Go/ Cheer Up || Yine Kwon Soo Ah aşkım kabardı


Başlangıcının berbat olduğu, hatta izlemeyi bıraktıracak cinsten olduğunu saymazsak izlenmeye değerdi. Dizinin bildiğim kadarıyla kararlaştırılan bölüm sayısı on altı bölümmüş. Fakat reytinglerinin yerlerde olması sebebiyle on iki bölüm yapmaya karar vermişler. Doğrusu, reytinglerinin yerlerde olmasında haksız da değiller. Bölümün ilk iki bölümü fiyaskoydu. Hani hepimizin sinir olduğu o sıradan kore dizilerinde, asi kızımızın okulun en zeki erkeğiyle olan düşmanlığı sebebiyle birbirileriyle önce dalaşıp sonra da aşık olması sonucunda gerçekleşen olaylar ve tabii ardından buna dahil olan kızın ayak takımı, sonrasında karşı taraftaki zeki çocuğunda sahip olduğu ayak takımının er meydanında buluşup güreşmesiyle diziye başlanırsa elbette dizinin reytingleri yerlerde olur. Hiç nefes almadan anlatılmış gibi olsun istedim.


Sara'cım saolsun. Ben hiçbir şekilde fotoğraf almamışımda. İnternette ne bulduysam kabul edicektim ki bu güzel sayfayla karşılaştım. Yoo  canım ne reklamından bahsediyorsun? .s.s Şimdi diziye geri dönersem, dizinin konusunu o kadar çok sevdim ki, resmen benim şimdi yaşadığım duyguları almışlar harmanlayıp diziye çevirmişler. Aşk meşk kısımlarından bahsetmiyorum. Okul kısmı beni ilgilendiriyor. Eunji'ye öğrencilik havası çok yakıştırıyorum ve hakkını veriyor yani. Reply 1997 dizisindeki rolünden sonra öyle çok sevemediğim Apink'i bile sevmeye başladım. 
Her ne kadar koreliler en iyi 3 idol oyuncu listesinde sonuncu sıraya Eunji'yi koysalarda gönüllerde birinci olduğunu unutmayalım.  
Fakat bu dizinin başlangıcında bir eksik vardı. Yani senaristlerin bu kadar ''çocukvari'' bir başlangıc yapmayı kabul etmeleri beni hayal kırıklığına uğrattı. Eğer başlangıcı da sonraki bölümlerden bir kısım koysalardı ve sonrasında öncesine gitselerdi. İşte o zaman bu dizinin patlayacağına eminim. Who are you: school 2015'te yaptıklarında cidden başarılı olmuştu. Bazen kurgu basit bile olsa onu aktarma şekli her şeyi değiştirebiliyor. 


Dizinin benim için gerçek baş rolü Kwon Soo Ah'tı. Eunji'yi seviyorum ama diziyi izleme sebebim bu kızdı. Sürekli ikinci olduğu için küçük görülen, annesini bir kez mutlu etmek için her türlü yola başvuran bu kızdı.  
Spoiler Özellikle Kim Yeol'un çantasına USB'yi attığında iyi bir küfür yedi benden ama onun da haklı sebepleri olduğunu düşününce vazgeçtim. Spoiler  
Kötüydü ama sadece şu birinci olma düşüncesi onu kötü yaptığı için kızamıyordum. Hepimizin aklında geçiyordur, okulun birincisi yenip o sıraya yerleşmek. Fakat bu kızın öyle bir düşüncesi olmamasına rağmen ailesi tarafından aşılanmasıyla böyle bir duruma gelmişti. Özellikle çıldırdığı kısımlarda, kulaklıkla izlemenin acılarına şahit oldum. Bir de şu çıldırmadan önce annesinin ağzına yakınlaştırdıklarında bütün sarı dişlerini görmek zorunda değildik. Cidden, neden öyle bir sahne koyma gereği duymuşlardı.  Ondan sonra kalkıp iki saat boyunca dişlerimi fırçalama gereği hissettim. Edit: Dong Jae ile olan sahneleri beni bitirdi. VIXX adından bir grubun üyesiymiş sanırım, pek dikkat etmedim ama tanıdık gelen bir tipi vardı.


 

Kwon Soo Ah'la ilgili olan son gönderimdi bu. 
 
Vazgeçeceğim diyorum ama dedikçe bir sürü resmi çıkıyor karşıma engel olamıyorum. Fotoğraftaki kırmızı noktacıklarda kan oluyor. Uykusuzluktan ve ders çalışmaktan burnu kanıyordu sürekli. Tabii ki bu onu durdurmuyodu.
 

İşte bahsettiğim klişeliklere en iyi örnek buydu. Bütün dizilerde başroldeki çocuğun kendine güveni tamdır. Bir de yakışıklı mı itici mi ben ve kardeşim karar veremedik. Bazen çok tatlı geliyordu ama bazen de o kadar iticiydi ki, hani ağzının ortasına vurma isteği geliyor ya bazen işte tam olarak oydu. Üstelik kulakları yüzünden büyüktü.  T.T  Fakat tabii ki hepsi ona sahip olmamamızdan kaynaklanıyor Kim Yeol'a göre. Yandaki şahsın adından bahsetmemiştim de. Pek söyleyecek bir şey bulamıyorum hakkında, Kwon Soo Ah'ın kötülük yapmasına sebep olan okulun birincisi olan sınıf arkadaşlarından biri işte. 
 Bunu yazdığımızda yazı bitmişti ama kardeşimle sonunda kime benzediğini bulduk. Bizim üst kat komşumuzun oğlu Ahmet Taha ile eski sınıf arkadaşım Muhammet'in karışımı bir çocuk. 


 
Ha Joon hakkında yazacağım her şey büyük bir spoiler içerdiği için yazmaktan vazgeçtim. Onun yerine kocaman bir fotoğraf yapıştırayım dedim lşgşlhk

Spoiler
 Dae Joon'un insanlara dokunamaması sorununun arkasından KOCAMAN bir şey bekleyen sadece ben değilimdir değil mi? Sebebi çok basit kaçmış. Birisi ona dokunduğunda bayılmıştı. Burada ben tecavüzden şüphelenmiştim ama o değilmiş. Ya da işte, Ha Joon gibi dayak yediğini filan düşünmüştüm ama gerçekten sadece bir arkadaşını ittiğinde ve 3 gün onun komada kaldığını gördükten sonra insanlara ''Zarar'' verme düşüncesiyle dokunmamayı çok saçma buldum. Tabii sonra Kwon Soo Ah, bunu yenmesini sağlıyor. İşte yine Kwon Soo Ah aşkım kabardı. 
Spoiler

 Bir de ne olduğunu anlamadığım bu öğretmen var. Bir ara ''Tüm pislikleri bu okuldan yollayacağım.'' dediğinde, okul ile aralarında büyük bir sorun olduğunu düşündüm. Fakat sonunda öyle bir şey çıkmadı. Pisi pisine okuldan atılacağıyla kaldı. Ne olduğu belli olmayan diğer karakterler ise Kim Yeol'un babasıyla, Eunji'nin [Bu arada dizide de Eunji'nin adı Eunji değil. Bu tamamiyle benim Kim Yeon Doo'ydu sanırım, adından hiç bahsetmemeden kaynakalana sorun. Adının ne olduğu konusunda emin olmamakla beraber, bakmaya da üşeniyorum.] annesinin evlenme kararıydı. Çocuklarınız birbirine aşık, siz neden evlenme kararı alıyorsunuz. Yaşınız başınız geçmiş, ölmeyi unutmuşsunuz. Hala evlenme derdine düşmüşsünüz. Gençlerin önünü açalım lütfen.

Böyle bir diziydi işte. Diziye aşık olmamım tek sebebi Kwon Soo Ah'ın ta kendisiydi. Ne olduğu belli değildi dizinin ama izlettiriyordu kendini. Genel konusuna girmeden sadece karakterlerden bahsetmek istedim. Elbette yazının sonunda Kwon Soo Ah'ın resimleri var. Sona doğru bir kaç tane de Eun Ji'nin replikleri koydum ama onlara takılmıyorum elbette.


Bu iki repliğe karşı olan duygularımı bu kalpçiklerle anlatmak istiyorum.







 Görüşürüz

9 Kasım 2015 Pazartesi

Mim #6 || Korkuluk

Küçükken korkulukların, bizim korkularımızı yok ettiğini düşünürdüm ve onları çok severdim. Çünkü ben o kadar çoooook şeyden korkardım ki, yardımcıya ihtiyacım vardı. İlk sorumuzda küçüklükle alakalı olunca bunu söylemek istedim :D

Geçmişine inip, korkularının temelinden başlayalım. Küçükken seni en çok ne korkuturdu?

Ben küçükken eşyalardan korkardım. Hani bunu okuyorsan ve ''salak mısın kızım?'' demeden önce bir dinleyin. Babamın açtığı güzel bir filmin harikulade sahnelerinden birinde adam alafranga tuvalette otururken, tuvalet mi hatırlamasam da bile adamı parçaladı. Her taraf kan revan olmuştu. Bu konuya sonra değineceğim ama o zamandan sonra eşyaların beni parçalamasından çok korktum. Bir de harika hayal gücüm sayesinde geceleri eşyaları süper bir şekilde korkunçlu şeylere benzetebildiğimi eklemeden edemeyeceğim. Sonra geçti mi derseniz, geçmedi. Ben hala eşyalardan korkuyorum. Özellikle annemin salon için aldığı ama sonra uygun görmediği, çiçeği benim odama koyması. Sanki geceleri o çicek bana bakıyor. 

Tabii bunda benim, göz problemiminde etkisi vardır muhakkak. 

Peki artık büyüdün ama yinede korktuğun çok şey var. Nasıl bir ortamda gece yarısı yalnız başına kalsaydın çok korkardın?

Karanlıktan çok korkuyorum. Yani televizyon verseler, karanlık ortamda yalnız başıma ölene kadar yaşayabilirim. Çünkü televizyonun ışığı beni kesinlikle korur ve ben halka filminden pek korkmuş değilim. Küçükken -Yine babam sağolsun- izlediğimi hatırlıyorum ama korkmamıştım. Karanlık olmayan, -beni izleyen birileri olmadığı sürece her yerde kalabilirim. Birinin bana bakma düşüncesinde bile çok tedirgin oluyorum. İzlenmeyi ve yanlış bir hareket yaptığımı birisinin görmesinde, bana gülünmesinden, yanarak veya boğularak ölmekte korkularımdan biridir. 

Yalnızlık beni öyle çok korkutmuyor. Normalde de çevresi çok fazla geniş olan birisi olmadığımdandır belki yalnız kalmayı düşününce bir şey hissetmiyorum. 

Üstelik ben hala dünyanın en sessiz odasında uzun bir süre kalabilirim sanıyorum. Tabii beynim tuhaf sesler üretip beni korkutmazsa, kan dolaşımı sesiyle yaşarım gibi geliyor.

Rüyanda ne görsen bütün gün etkisinden çıkamazsın?

Rüyalarım cidden çok tuhaf. Bu yüzden rüyalarımdan o kadar çok korkmuyorum, çünkü anlıyorum. Gördüklerimin hepsi sadece rüyalarda var olduğu için anlamam kolay oluyor sanırım. 

Fakat bir rüyam var, sanırım iki yıl önce görmüştüm. Çatıda annem bana bağırıyordu ama ben onu duymuyordum. Geriye doğru yürüyordum ve gülüyordum. Sonra aşağıya düştüm ve hani rüyanda bir yerden düşme hissi geliyor ya, işte o his gelmemişti. Her taraf kana bulanmıştı ve çatıdan bana bakıp gülen karanlık bir tip vardı. Sonra birden uyandım, o his nasıl anlatılır bilmiyorum ama kanım çekilmişti ve üşüyordum. Bir an cidden öldüğümü sanmıştım. Bu da böyle tuhaf bir anımdır işte :D

Düşündüğünde seni ne gergin eder?

Daha önce söylediğimin gibi birisinin bana bakması beni çok tedirgin ediyor. 

Diyelim ki eve seni öldürmek isteyen biri geldi. Nereye saklanırsın?

Bizim ev 1+1 nereye saklanırsam saklanayım kolaylıkla beni bulurlar karnımı da deşerler yani T.T Ama düşününce çıkabilirsem,  dolabın üstüne çıkar ve halıların arkasına saklanırdım. Yani zaten küçücük bir şeyim, bir de akıl edip telefonu da almışsam ölmeden kurtulma şansım olabilir. 

 Bu mimi de burada bitirelim. Valla ben mim paylaşmaktan sıkıldım, doğrusu şu an sıradan olan herşeyden sıkıldım. Bütün günlerim bir öncekine benziyor. Tamam genelde antaksiyon yaşamayı da sevmem ama ara sıra da şuraya uğrayayım. Zaten yazıma tipime de bir şeyler oldu. I cry cry cry şarkısını kendime armağan ediyorum... Ve gidiyorum...




 

20 Haziran 2015 Cumartesi

Mim #5 || Ben Küçükken

Sevgili Supercel beni mimlemiş, aslında çok önceden gördüm ama sınavlar diyorum ben sadece ._.
Aslında küçüklüğüm ile ilgili yazacak bir şeyler bulmak konusunda biraz gidip geliyorum, ne yazık ki ben de biraz balık hafızalıyım T.T


Kardeşim doğduğunda 7 yaşındaydım, o doğduktan bir hafta sonra evden kaçmaya karar verdim. Beylikdüzü'ne annemin arkadaşının yanına gidecektim, hatta otobüse bile bindim ama şoför beni indirdi.

***

Beyaz tenli insanların çok süt içtiği için öyle gözüktüğüne inanırdım. Çünkü ben kakaolu süt severim.

***

Beş yaşındayken doğum günümde hiç hediye gelmemişti. Herkes pastamı yemeye gelmişti. Hala düşündükçe içerleniyorum, insan bir toka alır ama değil mi?

***

Benim zamanımda mı demeliyim bilinmez ama, Heidi izlemeye bayılırdım. Diğer kızlar carton network'de takılırken benim için sadece CINE5 vardı. 

***

Annemin arkadaşının evinde çok hoş gecelikler vardı, onları giydikten sonra ''Dalları bastı kiraz.'' şarkısını söylerdim. Daha sonrasında taşındı ve gecelikleri diğer evinde bıraktığı için çok üzülmüştüm.

***

Yoğurt çorbasına, beyaz çorba derdim ve o çorbaya bayılırdım. Şimdi benim için revaçta olan her ne kadar mercimek çorbası olsa da çocukluğum nadide anılarıydı o beyaz çorba.

***

Yeşil altında çiçekler olan elbisem vardı. O elbiseyi o kadar çok severdim ki, eğer annem izin verseydi gece bile onunla uyurdum. 

***

Kardeşimle dolaşalım derken kaybolmuştum, doğrusu yolu bulmak çok zor olmuştu ve çok farklı yerler görmüştük. Asla evimizin yakınında harika bir çiçek bahçesi olduğunu öğrenemezdim.

***

Sanırım bu kadar, eminim daha sonrasında aklıma gelecek ama iş işten geçmiş olacak sonuç itibariyle T.T


Hadi kendinize iyi bakın....




25 Mayıs 2015 Pazartesi

Bu günlerden 3

Bir sürü dizi izlemeye aynı anda başlayınca ve genel olarak beğenince - bazılarını saymıyoruz- mecburen böyle yazdım. Aslında çok da mecburen değil. Şimdi hepsini ayrı ayrı yazmaya sıkılırdım. Fakat bence hepsinden bahsetmek gerekli. Bir de yeni çıkış yapan bir gruptan bahsetmeliyim filan yani .s.s

SCHOOL 2015: WHO ARE YOU? [1-7]

Not: Yukarıda yazan [1-7] izlediğim bölüm aralığını kapsıyor. Çünkü şimdi beğendiğim de sonra tırt çıkıyor. O yüzden öncelikle izlediğim yere kadar olan bölümleri beğendiğimi söylemek zorundayım gklkgj



I hear your voice dizisinde avukatın gençliğini canlandıran kız şimdi baş rolleri kapmaya başlamış. 99'liner olan Kim So Hyun zaten sevimliliği ile gönlümde taht kurdu. Dizide iki kızı canlandırıyor. Lee Eun Bi ve Go Eun Byul. İkizleri canlandırsa da dizinin gidişatına göre diğer ikizlerden Go Eun Byul ölmüş olarak gösterdiler. Tabii ben hala o kızın bir yerlerden çıkacağını düşünüyorum. Yani bu hayatta en güzel olan şey, bir yerine iki tane So Hyun olmasıdır. 


Elbette artık klasikleşen Kore dizilerinde ezilen kız olmasıdır. Bir de her zaman kafasından aşağıya yumurta un dökülür. Üstüne de en pis kokan bir sos döküldü mü oh tadından yenmez. Normal olarak kız zaten tüm bu yapılanlara asla ama asla sesini çıkarmaz ki benim en nefret ettiğim kız tipidir. -So Hyun'u severim ama Eun Bi'nin kişiliğini sevmiyorum.- Ha bir de kötü kızın muhakkak arkası sağlamdır. Bana göre elbette kötü kızın böyle olmasının sebebi Eun Bi'nin ondan kat kat güzel olmasıdır. Kıskançlık işte. Daha sonra nedenini öğreniyoruz. Eun Bi onu öğretmene şikayet ettiğini için üç gün uzaklaştırma almış.
Bu da bana göre saçma sapan bir sebep ya hadi neyse. Bunu da söylemeliyiz ki Eun Bi ve Eun Byul yetimlerdi ve sadece Eun Byul evlat edildi.



Eun Byul, Eun Bi'yi  kurtarmak için öldüğünde -Bana göre o ölmedi.- o kadar üzüldüm ki anlatamam. Umarım bir zaman sonra o da diziye döner. Aslında her iki rolü de Kim So Hyun yapmasına rağmen ben Go Eun Byul'u istiyorum. Ya oradaki o kötü kızı görüyor musunuz? Tüm yayımlanan bölüm boyunca o yamuk ağzıyla konuştuğunda çekiçle vurasım geliyordu. 


Nasıl da benziyorlar. Kesin bir akrabalık var, ciddiyim.



Dizi de ilk gördüğümde Gong Tae Kwang'ı sürekli aklıma idol geliyordu. Ama bir türlü hangi idol olduğunu hatırlayamamıştım. Sonra oyuncu kadrosuna baktığımda BTOB-Sungjae olduğunu gördüm.

Gönlüm hala kızın bu sarı civcivi seçmesini istiyor ama görünüş o ki diğer kara olanı seçecek. Ve şu an emin olamasam da sanırım o kara olan da idol.[Sonradan öğrenildi ki idol filan değil ._. Oysa ki neredeyse bundan emindim.] Öyle çıkmazsa bu dediğimle rezil olduğumla kalacağım ya hadi hayırlısı. OLDU.

Sarı civciv dizide asi olan rolü üstleniyor. Hele o sandalyeyi sürükleyip kilidi kırma sahnesi..... ''KATYA SUYUMU GETİR!!!'' havasındaydım.

Dizi de bana kalan bir diğer şey ise aşırı derece de güzel olan OST'si. Rap ve vokali o kadar da sevmesem de bu dizide çok sevdim. Zaten sanırım ona karşı var olan ön yargımda bu sayede kırılmış oldu.




SPOİLER*

Dizinin içerisinde olan Soo In denen kızı çok merak ediyorum. Hele Go Eun Byul'un tuvalette onu görüp bağırdığını sanıyordum ama tuvalette onunla olan kişi Shi Jin imiş. Soo In denen kız her kim ise ve o tuhaf mesajları neden atıyorsa bunun merakla çözülmesini bekliyorum valla. Çünkü kız -şimdilik- sadece üç kişiye o mesajı attı. Eun Byul- Öğretmen- ve ismini unuttuğum kıza. Muhtemelen o kızın ölümünde bu üçünün bir parmağı var. Hadi bakalım meraklandım!!!!

SPOİLER BİTTİ*



İşte o müthiş her dizi de öğretmen olan harika Lee Pil Mo.



Gidip o kara çocuğu bulmaya uğraşamadım. Bununla idare ediverin ._.


Sarı civcivi dövse de Kwon Gi Tae'yı sevdim. İnek yalamış gibi saçları zaten en çok sevdiğim kısmıydı. Resmen adam ben bad boy'um diye kendini belli ediyor. Hele sonrasında yeni gelen öğretmenden telefon numarasını alması benim bittiğim sahneydi. 

Kim gidip de öğretmeninde numarasını ister? O zaman öğretmen olduğunu bilmese de kim gidip yeni tanıdığı birisinden numara ister abi glkhglkj Bir de sürekli harika yumruğu yüzünden herkesin ondan korktuğunu düşünmesi de ayrı bir sevimli geldi. 






O kadar indirdim şu bir kaç gifi de paylaşayım bare >.>









Orange Marmalade [1-2]


Manghwa'sını okuyup sevmemiş ve yarı da bırakmıştım. Bunlar da animeler gibi önce manga çıkarıp sonra dizini çekmeye başlamışlar. Belki dedim dizisi daha güzel olur. Çünkü benim gibi olanlar vardır muhakkak. Manga'da o heyecanı alamayıp animesini sevenler. Vardır elbette canım >.> Ama kitaplarda o heyecanı alıp neden mangalardan alamadığım bilinmez.




 Kız için tam uygun birisini seçtiklerini düşünüyorum. Manghwa'da ki gibiydi. Vampirli şeyleri pek sevmediğim için muhtemelen bu dizide beş altı bölüm izledikten sonra bırakacaklarım arasına girer.

Kızı ilk gördüğümde bu hangi oyuncu diye de sordum. Sonunda öğrendim ki oyuncu değil şarkıcıymış. AOA GRUBUNUN, O GRUBU DA HİÇ SEVMEM. Aslında her ne kadar şarkıcıların oyunculuk işine girmelerine karşıysam da göz yumdum. Fakat muhtemelen oyuncu olan erkek başrolden daha iyi rol yapıyordu.

Çocuğu sevdim ama dizinin genelinde senaristler manghwa'yla aynı gitsin diye uğraşırken fazla saçma bir şey ortaya çıkmış. Bazen ikisi konuşurken fazlaca laf kalabalığı olmuştu.

Yine de kabul edeceğim ki kızın onun boynunu öptüğü kısmı çok sevdim. Sonra harika dedenin, ''Hey Öğrenci!!'' diye kıza kızmasını bile sevdim. Dizinin en iyi karakteri kesinlikle o dedeydi. Adam rolünü en iyi şekilde oynadı bence. O kadar harikaydı ki duygulandım neredeyse >.> 




Valla bu çocuk ne iş bilmiyorum ama onu pek sevmedim. Bizim rol yapamayan baş karakterimize rakip çıkmasından nefret ederim. Siz bilmezsiniz ama o aynaya bakıp, ''İyi görünüyorsun.'' diye kendini övmek zorunda kalıyor böyle yan karakterler gelince. Git yoksa sarımsaklı mantı fırlatırım sana ._. Resmen dayak istiyorlar.



Baek A Yeon Feat. 영현




Ben şarkının altına sıkıcı diye yorum attım. Hala da öyle düşünüyorum. Mesela azıcık bir yükselen yer koyar. Pek sevmiyorum sanırım böyle düşük devam eden şarkıları, ya direk başından yüksek gireceksin ya da ortalarda bir şekilde yükselteceksin. Ya da ben direk şarkıcının sesini sevemedim. Klibin fikrini sevdim. Renkler çok sevimli olmuş fakat ses olmayınca klibi boş boş izlemek mantıklı değil. Onun dışında aslında Hi School Love On'un OST'ı da bunun gibi belli bir yükselen yeri yoktu ama başlangıçta yüksek olunca nasıl da güzel gelmişti bana ._. 

Oh My Girl - Cupid



Adını bile bilmediğim bir şirketten çıkış yapmışlar. 1M izleme oranına ulaşmışlar ama özgün bir tarzları yok. Sevimli gruplar o kadar fazla var ki en azından belli bir yolda ilerliyorlar diyoruz ama bu tutulmayınca hemen yol değiştiriyorlar. Crayon Pop hiçbir şekilde benim tarzım olmamasına rağmen giydikleri o tuhaf kıyafetleriyle en azından diğerlerinden farklı bir kulvardalar. SNSD özentileri dolu etraf demek istiyorum. Onlara da yakıştırmıyorum ya o saçma hareketleri, yine de bunu başlatanların onların olduğunu düşünüyorum. Kısaca bu grubu da sevmedim. Zaten her taraf 99'liner dolu.




Kapanış resmi bence cidden harika, nasıl bu kadar güzel ki acaba .s.s Bence bundan sonra bu imzayı kullanmalıyım.



7 Mayıs 2015 Perşembe

EXO NEXT DOOR || Web Dizisi

Exo'dan Luhan'dan gidince bende birazcık ipler koptu. Üzüldüm mü? Hayır.

Zaten hemen ardından Exo, Call me baby'i yayınladı. Bayağı da sevdim şarkıyı. Bir gün işte aylak aylak koreantürk'te izleyecek bir dizi ararken ne göreyim dersiniz? Exo next door. Dedim burada dizi filan yayınlanmıyor muydu? Bu show programı değil mi diye? -Abnormal summit'i karıştırmayın-Şöyle izlemeye bir başladım ki, anam bizim afacanlar web dizisine başlamışlar. Hem de yanlarına güzel mi güzel, sevimli mi sevimli bir kız alarak. Elbette EXO-L'ar kızı sevmeyeceklerdir. Ne kadar kıza resmen şans tılsımı hediye ettiklerini düşünseler de, bence kız bunu hak ediyor.


Kızın o utanınca kıpkırmızı olan yüzüne bile hayranlık duydum ben ya T.T



Ah gülüm ah, ne kadar da güzel ağlıyor... ŞAKA.

Ben dizide Chanyeol'ü sevdim ama sevmedim. Aşırı derecede suratsızdı. Tamam belki bu haliyle, gözüme ayrı bir çekici gelmiş, ''sen neymişsin lan!!2!2!1!!!!1'' Demiş olabilirim ama kızı sürekli bir azarlama halinde, sonra gidip kız Kyungsoo ile takılınca hemen bir sıvışmalar filan. Pişttt olum!! Ya al kızı koy kenarına ya da bırak kız Kyungsoo ile konuşsun. Beni sinir etme.
Başlangıçta benim en sevdiğim karakter yani başrol ile başlamak istiyorum. Eğer şöyle bir bakarsak muhtemelen çaylak bir oyuncu, ilk dizisi ve ilk bölümde bunu kendini gösterdi. Elbette bölümler ilerledikçe kendini daha çok geliştirdi ve EXO-L'lar ilk bölümde kızdan aşırı bir şey bekleyince sinirlendiler. ''Bu ne biçim kız!!?!?! Ne biçim rol yapıyor!!?!?!'' Fakat ben ilk bölümden kızı sevdim, mimikleri değişmese de veya dudaklarını ön plana atıp o busan şivesi gibi bir şive yapmasına rağmen sevdim.





Alttaki kim bilir misiniz? SEHUN.
Üstteki kim bilir misiniz ee dostlar? BAEKHYUN.

Saçmalamayın elbette Gay çiftleri canlandırmıyorlar. Bunu da buraya koyup merakınızı arttırmalıyız. 


Benim dizi de ki favori çiftim kesin ve kesin bu ikisidir. Arkadaşlık yeminleri bile var onların. 


Saçma sapan konular üzerinde tartıştılar.

Bu sırada sarılıp koklaşmayı da ihmal etmediler tabii ki.



Kyungsoo daha öncesinde It's Okay dizisinde oynadığı için, oyunculuğu bir şekilde diğerlerinden daha iyi ve rolüyle daha iyi uyuşuyor. Doğru şekilde düşünürsek zaten Chanyeol dışında herkes kendi gerçek hayatında nasılsa onu canlandırıyor. Sehun ve Baekhyun diğerleriyle biraz daha bağımsız rollerini sergiliyorlar ki ben Sehun'un diziden sonra başka komedi dizisinde rol oynamasını isterim. Abi bayıldım ben ona ya *-*  Buraya Kyungsoo'dan bahsetmeye geldim ama konu nasıl olduysa yine Sehun'a kaydı. Sanırım ona aşığım. Nikahımıza şahit arıyoruz arkadaşlar. İlgililere duyrulur belki diğer EXO üyelerinde biriyle kaynaşırsınız sizin de düğününüze geliriz filan. Bir dakika konu nereye gidiyor T.T

Her ne kadar düşünüldüğünde dizide soğuk karakterleri sevmesem de konu Chanyeol olunca biraz bu huyumdan ödün vermem gerekiyor. 

Dizideki rolünü biraz abartı bulsam da kişiliğini sevdiğim için o bile gözüme abartı değilmiş gibi geliyor. Biraz tuhaf bir kişiliğimi var sanırım. Abartı deyip sonra abartı gelmiyor diyorsam sorun bendedir arkadaşlar. 


Dedesinin ona hediye ettiği kolyeyi kırınca, -kırılmadan hemen sonra  da dedesinin ölüm haberini alır.- şarkı bestelemedeki ilhamının gittiğini düşünüyor ve dedesinin evine giderek o kolyenin diğer eşini aramaya başlar. Elbette bu evde başrol kızımızın evinin yanıdır. 






Sadece iki bölümlüğüne konuk olsa da Kai'ı da unutmamalıyız. Ve onun amaçsızca Kyungsoo ile uğraşmasını da Kaisoo forever.

             

Abi bayılıyorum bu çocuğa *-*